Somali: Beş Parçaya Bölünmüş Bir Ulus ve Afrika Boynuzu'nda Güç Mücadelesi

Somali şu an oldukça fakir bir ülkedir. Ancak eskiden ticaret yapan insanlarıyla meşhurdu. Türkiye'de ticaret anlamında Kayserililer neyse Afrika Boynuzu’nda da Somalililer öyle bilinirdi. Somali, beş parçaya bölünmüş bir ulustur. Bunlar: Etiyopya’daki Somali Bölgesi olarak adlandırılan Ogaden bölgesidir. Diğeri Kenya’nın doğusundaki Somalililer Bölgesi, Cibuti’deki Somalili nüfusu; burası Fransız Somalisi olarak bilinir, Somali’deki eski İngiliz sömürgesi olarak bilinen Somaliland bölgesi ve Somali’deki Cibuti bölgesidir.

Aynı şekilde Somali bayrağındaki yıldızın beş köşesi, Somali ulusunun bu beş ayrı parçasını temsil etmektedir. Somali bayrağındaki mavi arka plan ise Birleşmiş Milletler’in Somali’nin bağımsızlığındaki çabasının bir nişanesi olarak durmaktadır.

Somali’nin İtalyan Somalisi olarak bilinen bir bölgesi vardır. Burası bugünkü başkent Mogadişu’nun bulunduğu bölgedir. Bölge halkından İtalyanca bilenler de bulunmaktadır. Somali içerisinde özerk yapıdaki Somaliland bölgesi vardır, burası ise eski İngiliz sömürgesiydi. Ülkenin doğu sahilini oluşturmaktadır. ayrıca Puntland adlı bir özerk bölgesi daha bulunmaktadır.

Etiyopya’daki Somali Bölgesi olarak bilinen Ogaden bölgesi, Somalili kimliğine sahip Müslüman nüfusu barındırmaktadır. Bu bölge doğalgaz açısından zengindir. Ogaden bölgesi, İngiliz kolonyalistler tarafından Etiyopya Kralı Menelik döneminde Etiyopya’ya hediye edilmiştir. Bunun nedeni ise İtalyanların bugünkü İtalyan Somalisi olarak bilinen bölgeyi sömürge haline getirmesine İngilizler’in bir tepki oluşturmasıdır.

1977 senesinde, Somali’nin sosyalist Devlet Başkanı Siyad Berri, Etiyopya’daki Somalili nüfusu bulunan Ogaden bölgesini işgal etmeye karar vermiştir. Berri, öncelikle bölgedeki Somalili aşiretleri silahlandırıp finanse etmiştir. Sovyetler, Somali’nin Ogaden’i işgal ve ilhak kararına karşı çıkıp tepki vermiştir. Buna karşın Berri, Somali’deki Sovyet uzmanlarını ve temsilcilerini sınır dışı etmiştir. Bu Ogaden Savaşı’nda Sovyetler, Küba, Libya ve İsrail Etiyopya’yı desteklemiştir. Özellikle Küba bu savaşa bilfiil Etiyopya saflarında iştirak etmiştir. Somali Devlet Başkanı Siyad Berri, Somali’nin bu savaşta uluslararası anlamda da yalnız kalması nedeniyle kaybetmiştir ve üstelik destekçisi olan Sovyetler ile de ilişkilerini bozmuştur.

Bu savaştan sonraki dönemlerde ise Siyad Berri, Amerika’ya yanaşmıştır ve Amerika’dan silah ve para yardımı almıştır. Amerika’nın Somali’de doğalgaz ve petrol çıkarma çalışmalarında etkileri olmuştur.

Aynı zamanda Siyad Berri döneminde yollar, köprüler ve okullar yapılmıştır. Halka okullarda bilimsel sosyalizm öğretilmeye çalışılmıştır.


Siyad Berri

1990’lı yıllarda Somali iç savaşa girmiştir. Siyad Berri devrilmiştir. Ülkede tam bir otorite boşluğu meydana gelmişti. Bu iç savaşla birlikte Etiyopya destekli olan Somaliland ve Puntland bölgeleri özerklik elde etmişlerdir. Bu bölgeler şimdi bağımsız olmaya çalışmaktadır. Bu iç savaşta Etiyopya destekli savaş ağası Muhammed Ferih Aidid başkent Mogadişu’ya hakim olmuştur ve Amerika onu devirmek için bir askeri müdahaleye girişmiştir. Bu müdahalede Amerikan güçleri hezimete uğramıştır ve bu Kara Şahin Düştü adlı filme konu olmuştur. Bu müdahaledeki çatışmalarda 7 Amerikan askeri öldürülmüştür ve Amerikan askerlerinin cesetleri Mogadişu sokaklarında sürüklenerek halka teşhir edilmiştir. Bu durum Amerika’da Somali’ye karşı bir nefret oluşumuna neden olmuştur. Somali’de Siyad Berri devrildiğinden beri ülke huzur yüzü görmemektedir, iç savaş hala devam etmektedir ve yönetim boşluğu vardır. Somali’nin bir ordusu yoktur. ciddi bir yönetimi yoktur. Siyad Berri her ne kadar darbeyle başa gelmiş bir idareci olsa da halk onun dönemini özlemektedir.

Somali’nin iç savaş ile yıkıma uğraması en çok da Etiyopya’nın işine gelmiştir. Etiyopya karşısında asla güçlü bir Somali olsun istememektedir. Somali’nin kendi topraklarındaki Somali bölgesinde gözü olduğu için Somali’yle düşmandır. Etiyopya aynı zamanda Somali’yi eski bir Etiyopya toprağı olarak görmektedir. Somaliler diğer yandan, İslam’ın yayıldığı dönemdeki Habeşistan (Etiyopya) Kralı Necâşi (Eshame Bin Ebcar) döneminde Habeşistan’a gelen Müslüman muhacirler vasıtasıyla Medine halkından bile daha önce Müslüman olduklarını düşünmektedirler. [1] Etiyopya’nın Somali topraklarında gözünün olmasının bir nedeni ise Somali’nin çok geniş bir sahil şeridine sahip olmasıdır. Etiyopya, Eritre ile yaşadığı savaş sonucunda Eritre halkının yaptığı referandum sonucunda bu toprakları 1991 yılında kaybetmiştir. Eritre eskiden Etiyopya’ya aitti ve Etiyopya’nın Kızıldeniz’e olan tek kıyısıydı. Böylece Etiyopya denize olan tek kıyı şeridini kaybederek liman ihtiyacını da gideremeyecek bir konuma gelmiştir. Etiyopya liman ihtiyacını gidermek için Somali topraklarındaki sahil şeridini arzulamaktadır. Nitekim, Kenya da Somali kıyılarına askerlerini Eş-Şebab’la mücadele kapsamında bir bahane ile Somali’nin Kismayo gibi liman şehirlerine sokarak hakim olup Etiyopya ile liman ihtiyacı giderme amacını gütmektedir. Buna mukabil Etiyopya’nın düşmanı olan Eritre’nin de Somali’de Etiyopya’ya karşı Eş-Şebab örgütünü desteklediği iddia edilmektedir. Eritre’nin Somali’deki Etiyopya düşmanı olan odaklarla ortak hareket etmesi pek de ihtimal dışı gözükmemektedir. Diğer yandan Etiyopya Somali halkı arasına gat ve uyuşturucu sokarak Somali insanını keş haline getirip uyuşturucu trafiğini kontrol etmektedir. Etiyopya Somali’yi yıkmaya Somali insanını uyuşturucu ile bitirerek yapmaktadır. Somali’de 200 bin insan kıtlık nedeniyle öldü, kıtlık nedeniyle binlerce Somalili Kenya’nın doğusuna göç etti. Arda kalan Somali’deki Somalililer hayattan hiçbir umudu ve amacı olmaksızın gat ve uyuşturucu illetine bulaşmıştır. Gat ve uyuşturucu ile hayatın verdiği ızdırabı bir nebze olsun unutmayı istiyorlar fakat kendilerine böyle yaparak azami şekilde zarar vermektedirler. Somali’de maalesef eğitim yoktur. Somali insanı çok eğitimsiz ve cahil kalmıştır. Eğitimsizlik ve ekonominin kötü olması gibi nedenlerle insanlar terör örgütlerine katılarak suça bulaşmaktadır. Somali’de hala ilkel kabile gelenekleri bulunmaktadır. Örneğin bir kabileden bir adam diğer kabileden birini öldürüyorsa ve suçun faili bulunmuyorsa, failin kabilesinden biri maktulün kabilesince öldürülerek ceza kesilir. Böylece masum birine anlamsız bir şekilde ceza verilir.

2006 senesinde Etiyopya, terör Somali’yi ele geçirdi bahanesiyle Somali’yi işgal etmiştir. Bu işgal sonucunda Somali’de iktidara gelmiş olan İMB (İslâm Mahkemeleri Birliği) adlı örgütü tasfiye etmiştir. Bu örgüt Somali’de İslam şeriatını uygulamaktaydı. Bununla beraber Somali’deki silah kaçakçılığını önlemeye çalışarak otorite boşluğunu gidermeye çalışıyordu. Etiyopya’nın Somali’yi işgal etmesi Somali milliyetçileri tarafından oldukça onur kırıcı bir sonuç olarak karşılanmıştır. Asırlar sonra Etiyopya Somali’deydi. İMB’nin Etiyopya tarafından tasfiyesinden sonra örgüt içerisinde radikal olan birçok unsur dağılarak Eş-Şebab bünyesine katılmıştır. Etiyopya uluslararası baskılar sonucunda 2009’da Somali’den geri çekilmiştir. Ancak daha sonra Somali’de Eş-Şebab adlı Somali El-Kaidesi olan örgüt boy göstermeye başlamıştır. Somali’de birçok şehir ve bölge Eş-Şebab tarafından kontrol altına alındıktan sonra yabancı askeri güçler (özellikle Afrika Birliği güçleri) Somali’deki asker sayısını artırıp Eş-Şebab’a karşı mücadeleye girişmiştir. Kismayo şehrindeki çatışmalarda bir Eş-Şebab militanı, öldürdüğü bir Afrika Birliği askerinin boynunda haç kolyesini sökerek “İşte bu haçlı savaşıdır!” demişti. Somali bununla birlikte, daha önceleri Tanzanya’da ve Kenya’da Amerikan Büyükelçiliklerine saldıran El-Kaide unsurlarının da sığınma yeridir. 2013 senesinde Kenya’nın başkenti Nairobi’deki Westgate Alışveriş Merkezi’ne Eş-Şebab militanları tarafından silahlı baskın ve bombalı saldırı yapıldı. Bu saldırıda onlarca insan hayatını kaybetti. Bu alışveriş merkezinde aynı zamanda Batılı ajanlar da kol gezmekteydi, onların uğrak yeriydi. Bu saldırı da Somali merkezli olarak koordine edilmişti. Eş-Şebab saldırıdan önce defalarca kez Kenya’yı Somali’den askerlerini çekmesi konusunda uyarmıştı.

Şu an Somali’nin sorunu olmayan bir ülke olarak göze çarpan ülkelerden biri Cibuti’dir. Somali’nin, Cibüti’de Somalili nüfusu bulunmasına rağmen şu ana kadar bu ülke ile herhangi bir sürtüşme yaşanmamıştır. Cibüti’de en başta Çin ve Amerika gibi onlarca ülkenin üsleri bulunmaktadır ve Cibuti üs kiraları ile geçinen bir ülkedir. Kızıldeniz’deki konumu ve siyasi tarafsızlığı nedeniyle Afrika Boynuzu’nun İsviçresi olarak anılmasından dolayı üs olarak tercih edimektedir. Kızıldeniz güvenliği açısından karakol konumunda bir ülkedir.

Kısacası, Somali’de Ajura İmparatorluğu ve Hobyo Sultanlığı vardı Osmanlı döneminde. Biz Türkler’in bu topraklar ile ticari ilişkileri de oldu. Öncelikle Somali’deki Etiyopya tehdidi, Eş-Şebab’ın hakimiyeti, Somali’deki yabancı güçler, kıtlık, uyuşturucu, eğitimsizlik gibi nice sorunlar Somali’nin kendine yeten bir iradeyi inşa etmesiyle çözülebilir. Ne var ki şu an Somali bu iradeden çok uzak gözükmektedir ve dış güçlerin de yardımına muhtaçtır. En başta Somali’de bir eğitim sistemin, yeterli bir ekonominin ve güvenliğin olması gerekir ki Somali’de kendisine yeten bir irade inşa edilsin. Öncelikle Somali’de bunlar olmalı ve Müslüman bir Afro-Arap kimliğine sahip olan Somali bu acılardan kurtulsun ve eski ticari kültüründeki şanına kavuşsun. Elbette Türkiye'nin Somali'deki ve Afrika'daki gelişmelere de yabancı kalmaması gerekir.

[1]: Afyare Abdi Elmi - Somali / Kimlik, İslami Hareketler ve Barış, Açılım Kitap, 2012

 


Yorumlar

Popüler Yayınlar